Her çocuğun çocuk olmaya hakkı vardır!
Çocukluk, insan hayatının en özgür dönemidir. Bu dönem, keşfetmekle, sınırları merak etmekle, sonsuz bir gizem kaynağına benzeyen dış dünya hakkında sorular sormakla geçer. Oysa günümüz çocukları ‘çocukluk dönemini’ yaşamaktan ve deneyimsel öğrenimden gittikçe uzaklaşıyor. Birçok anne, çevresel faktörler, güvenlik korkusu, zaman darlığı gibi nedenlerle çocuklarını deneyimsel öğrenme ortamından uzaklaştırıyor.
Yale Üniversitesi’nden Dr. Jerome Singer ve Dr. Dorothy Singer’ın ortak araştırmasına göre, anneler deneyimsel öğrenmenin sosyal, duygusal ve fiziksel yararlarını kabul ediyor, ancak bunun önemini unutuyor (!) Türk annelerin %70’i çocuklarının parkta ya da bahçede oynarken daha mutlu olduklarını söylerken, yine annelerin %65’i bunun çocuklarının sağlıklı gelişimini destekleyen önemli bir faaliyet olduğunu belirtiyor. Buna karşılık annelerin %83’ü kendi endişelerinin çocuklarını içeride ve güvende tutacağına inanıyor.
Çocuklarını deneyimsel öğrenmenin olduğu bir faaliyet için cesaretlendiren ebeveynler onlara şu özellikleri kazandırıyor: “Kendi başına ya da birlikte incelemek ve keşfetmek konusunda cesaret; öğrendiklerini geliştirme fırsatı; deneyim edinme ve risk alma konusunda girişim; yetişkinler ve yaşıtlarıyla işbirliği içerisinde olabilme imkanı; iletişim becerileri ve kelime dağarcığı için uygulama şansı; hayal gücü, yaratıcılık ve soyut düşünmeyi geliştirme yoluyla kendini ifade etme ortamı; kendini beğenme ve kendine güven.”
Çocuklarınıza özgür dünyalarında deneyerek, keşfederek öğrenmeleri ve kendilerini geliştirmeleri için şans tanıyın.
OMO haberlerde’yi okuyun